26 Ocak 2010 Salı

Bir Ters Bir Düz

Bazen tam ters yönden bakmalısın hayata; hiç düşünmediğin şekilde ve hiç olmadığın gibi. Olumsuzluklara farklı bir yön vermeli, olumlu olayların daha da üstüne gitmeli ve keyfine keyif katmayı bilmelisin.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Yalnız Bile Kalamıyoruz

Yalnız kalmak iyidir. İyi gelir kafa dinlemek bazen insana. Gözden geçirirsin geçmişini ve geleceğini. Hataları görüp pay çıkartırsın kendine ve yapılması gerekenleri içeren kocaman bir liste.
Yalnızlık hiç bir zaman başladığı gibi bitmez ne yazık ki...
Hemen birileri gelir yanına, ilgilenmediğin şeylerden bahsederler, ilgileniyormuş gibi yaparsın, aslında tek istediğin ara vermeden tamamlayabilmektir yalnızlığını.

22 Ocak 2010 Cuma

Bir Damla

Bazen bir damla göz yaşı durur göz kapağının altında ve akmamak için direnir. Savaşırsın onunla ama ikna edemezsin dışarı çıkmaya. O, orada durdukça rahatsız olursun herşeyden, herkesten.
Kimi zaman da akar gider sana sormadan ve öylece durup kalırsın onun ardından...

19 Ocak 2010 Salı

Karlı Bir Gün

Aylardan ocak ve dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Sobada yanan odunların çıkardığı sesleri, sobanın üzerinde kızaran kestanelerin kokusu tamamlıyor. Sen pencerenin kenarında oturmuş sokağı izlerken pencerenden, dumanı tüten kahveni yudumluyorsun. Sonra arkanı bir dönüyorsun ve beni görüyorsun karşında. Elimde bir tepsi var, içinde de senin için yaptığım kek ve çay. Sarılıyorsun bana sevgiyle ve bir öpücük konduruyorsun alnıma. Mutluluğun daha güzel bir tarifi var mı bildiğin?

15 Ocak 2010 Cuma

Nefret

Nefret öyle bir duygudur ki yerinde saymaz asla, katmerlenerek ilerler. İnsanoğlunun kalbinde yaşayan ve asla geçici olmayan duygulardan biridir. Kolay kolay kimsenin kalbine yerleşmez o, ama geldi mi de gitmek bilmez.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Geçti Gitti Bitti

Sana anlattığım kelebek vardı ya, o artık bir tırtıl. Sessiz kanat çırpmaları ve hafifçe yarattığı rüzgar yok artık. Kemiren bir his var şimdi. Derin değil kesikler ama acısı çok fazla. Kısacık ömrü yetmedi iyileştirmeye. Terketti bizi umutlarla birlikte. Güle güle kelebek...

11 Ocak 2010 Pazartesi

Kendime İş Buldum

Girişimci olmaya karar verdim. Bir çöpçatanlık şirketi kuracağım. Özgeçmişler ve hazırlanmış özel soru formları ile başvuruları kabul edeceğim. Sonra adayları stüdyoya alıp fotoğraflarını çekeceğim ve karakterlerini analiz edeceğim. Sonunda ise her adaya ait bir katalog ortaya çıkacak ve böylece birbirine en yakın iki adayı eşleştireceğim. Söyleyin bana televizyonda yayınlanan izdivaç programlarından daha başarılı bir yöntem olmaz mı?

10 Ocak 2010 Pazar

Bu da ne?

Gerçekle hayal arasındadır o. Hayal kadar soyuttur ve gerçek kadar somuttur yaşattıkları. Birlikte ağlar birlikte gülersin onunla. Kendisi bitse bile etkileri devam eder üzerinde. Kimi zaman yaralar seni ve yüreğinde gerçek bir acı duyarsın, uykun vardır ama uyuyamazsın. Kimi zaman da göz kapaklarını gülümseyerek açarsın. Adına rüya deseler de, sen onu gerçekten yaşarsın.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Kelebeklenme

Kimi zaman insanların karnında kelebekler uçabilir. Bu durum da genellikle aşk ile ilişkilendirilir. Ben bugün farkettim ki o kelebekler sadece aşıklarda olmazmış. Aşk, bir kişiye olduğu gibi bir işe karşı da yaşanabilirmiş. Kim bilir belki de bu kelebek ömürlü his, karga ömrü kadar büyük bir şans getirir...

Özel Bir Gün

Kimi günler vardır hiç unutulmazlar; mutlu tesadüflere sebep olurlar.
Söylenecek tek şey:
İyi ki varlar...

3 Ocak 2010 Pazar

İstanbul

Taşı toprağı altın memleket; fakirin umut kapısı, zenginin renkli dünyası. Bir umutla yaşamlar taşınıyor bu kente ve gerisi hep aynı hikaye...
Kimileri kendini kurtarmaya çalışırken bu azı dişli canavardan kimileri de umutla el açıyor bir dilim ekmek uğruna gerçek yüzünü görmediği girdaba.