29 Eylül 2010 Çarşamba

"değişim"

Bir insanın bedenini değiştirebilirsiniz, ruhunu değiştirebilirsiniz ama kişisel özelliklerini asla...
Bu sebeple kendimizi ne kadar değiştirebiliyorsak, karşımızdakinden de o kadar değişebilmesini beklemeliyiz. Teknoloji ve gelişen tıp sayesinde fiziksel özellikleri değiştirmek çok kolay. Yine psikoloji, sosyoloji gibi bilim dalları ve müzik, resim gibi sanat dalları ile ruhu değiştirmek de gerçekleştirilemeyecek bir şey değil. Fakat söz konusu kişisel özellikler olunca "değişim" de kişiye arkasını döner.
Değiştiremediğimiz şeyleri oldukları gibi kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenmeliyiz o halde. Tıpkı kendimizi değiştiremediğimiz ve kabul ettiğimiz gibi...

13 Eylül 2010 Pazartesi

İşte öyle birşey

Hani luna parka gittiğinde adrenalini yükselten bir oyuncağa binersin ve karnının içinde garip bir heyecan hissedersin ya işte öyle birşey...

3 Eylül 2010 Cuma

Geçmiş geçmişte kalır mı?

Geçmiş, herkesin sahip olduğu bir yaşanmışlıktır. İçinde güzel anılar da olur geçmişin, pişmanlıklar ve hatalar da...
Kimseyi geçmişinden ötürü yargılamaya hakkımız yoktur. Yaşanmış ve bitmiştir. Şimdiki zamanda yaşananlar hepsinden daha önemlidir. Fakat iş bizim başımıza gelince bu söylenen laflar havada kalır. Çok yakın olduğunuz birinin geçmişini en ince ayrıntısına kadar bilmek istersiniz. Öğrenince kimi zaman mutlu olur, gurur duyar kimi zaman da hayretler içerisinde kalır, inanmak istemezsiniz geçmişe.
Peki ya öğrenip kabul ettiğiniz geçmiş bir gün çıkıp geri gelirse ne olur?