24 Mayıs 2010 Pazartesi

Ayrılıklar zordur

Yıllarını geçirdiğin bir şehirden ayrılman gerektiğinde ayrılırsın. Senden sonra hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünürsün orada. Herkes ve herşeyi son halleriyle hatırlarsın. Şehir hiç değişmemiş, arkadaşların orayı terketmemiştir.

Aynı şehirde yaşadığın biri o şehirde değildir artık. Başka bir yerde nefes aldığını bilirsin. Hangi şehirde olduğunun önemi yoktur. Tek hatırladığın senden uzakta olduğu ve hiç değişmediğidir. Sana geri döneceğini bilirsin.

Dostum dediğin biri vardır. Seni hayal kırıklığına uğratmıştır ve dostun değildir artık. Hatırlamak istediğin güzel günler vardır, hatırlayamazsın, son sözler seni uzaklaştırır.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Reklamcılık soğuk mu yenir?

Reklamcılık soğuk yenen bir yemekse eğer; önce ısınmak, pişmek ve sonra da kaynamak gerek. Kaynama noktasına geldikten sonra da ocağı kapatıp soğumasını beklemek. Soğuma sonrasında koyulaşmak ile tamamlanan tarifin ardından gelir reklamcılığın tadına bakmak.
Eğer yeteri kadar ağdalaşmamışsa da yeniden kaynatmak gerek...

4 Mayıs 2010 Salı

Aslan gibi kadın

Doğru sözlü, iri gözlü...
En büyük nefreti yalan, en sevdiği şey hayal olan. Fedakar bir dost ve sevdiğine bağlı bir sevgi arsızı. Zevkli, şakacı, güler yüzlü, mantık düşkünü, biraz da duygusal. Kimi zaman yavru bir kedi iken kimi zaman tırnaklarını gösteren bir aslan. Yönetilmekten nefret eden, ukala olduğu kadar da saf olan bir idealist. Planlı hareket eden lüks düşkünü bir avcı. Organizasyon kabiliyeti yüksek, açık sözlü, cömert, gururlu ve evine bağlı bir anne adayı.