31 Aralık 2009 Perşembe

Kocaman ve sevimli olsun 2010

2009'a hiç benzemesin yeni yıl. Öğrencilik hiç bitmesin, en yakın bildiklerimiz bize ihanet etmesin, yeni mezunlar iş bulsun, herkesin bir evi olsun, kadınlar kilo almasın, erkekler askere gitmesin, kimse hasta olmasın...

30 Aralık 2009 Çarşamba

Acaba?

Birgün, üstünü kaplayan bu sis perdesi aralanacak biliyorum. Beklediğime değecek. Yeni yıl, yeni heyecanlara merhaba diyecek.

Yeni yıla merhaba, eski yıla elveda.

İyi ya da kötü, bir yıl daha tüketti hayatlarımız. Yaşlanmadık belki ama yaş aldık, tecrübe edindik, ders aldık. Güzel günlerimiz oldu; kahkahalara boğulduk adeta ve üzüldük aynı zamanda; hıçkırmaktan bitap düştük. Sonunda ise tüm bunları bir çuvala koyduk. Darısı yenisinin başına...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Hayat Masal Olsa

Bir sabah masallardaki gibi uyanmak harika olmaz mıydı?
Çok güzel bir şatoda yaşamak, deniz manzaralı balkonda oturmak, denizden gözünü alabilince o güzel ormanı farketmek ve sonra yürüyüşe çıkmak.
Akşam olunca eve dönmek, güzelce giyinip süslendikten sonra balo salonuna inmek...

27 Aralık 2009 Pazar

Zamanla

Zaman dursa ama hayat aksa;
saçlarım büyüse, tenim bronzlaşsa, boyum uzasa, zayıflasam, yaşlanmasam, tatile çıksam, alışveriş yapsam, ev alsam, işim olsa...
Sonra zaman tekrar beni içine alsa; zamanla.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Öneriler

Herkes bir diğerine bir şeyler öneriyor; ya tecrübelerine güveniyor ya da hislerine. Kadınlar erkeklere, erkekler kadınlara, anneler çocuklara, dedeler torunlara, öğretmenler öğrencilere, okuyanlar okumayanlara, yaşlılar gençlere, gençler birbirlerine...

25 Aralık 2009 Cuma

Şaşkın Ördek Yavrusu

Yıllarca hazırlandığın yarışın karşılığını üç saatte almayı düşündün hep. Kendine göre de başardın. ÖSS denen illete sen de kapıldın ve evet kazandın da. Peki ya sonra ne oldu? Ben cevap vereyim; seni avutmaya sadece dört yıl yetebildi bu düzen. Bak yolun başındasın yine, hem de hiç olmadığı kadar. Asıl yarışın şimdi başladığını anlıyorsun yavaş yavaş. Şaşkın bir ördek gibisin; suyun üstünde kalmayı başarmak zor...

22 Aralık 2009 Salı

Başrolde Eskişehir ve oyuncular tamamen "Geçmiş"

Ağlamakla gülmek arasında izledim seni geçen hafta sonunda Eskişehir. Çok çabuk geçti günler, çünkü başrol oyuncusu sendin ve çok fazla ağladı gökyüzü, çünkü ayrılan bendim.
Kalabalıktık tıpkı eskisi gibi ve aynıydı yüzler. Bir o kadar da yalnızdık aslında geçmeye bile cesaret edemezken eski evler önünden...

16 Aralık 2009 Çarşamba

Özlüyorum

Tek göz oda yeterdi mutluluğumu anlatmaya bir zamanlar. Karanlık, küçük, soğuk ama bir o kadar da sevimliydi evimiz. İlk göz ağrımdı ve özgür dünyama ilk adım. Ayaklarım yere sağlam basmayı öğrendi sayesinde; elimden tutmadan kimse, düşmeden yürümeyi başardım. Şimdi hangi şarkıyı dinlesem, ne görsem, ne işitsem aklımda kocaman bir yankı sadece.
Küçücük mutfakta içilen kahveler ve bakılamayan fallar.
Özledim...

8 Aralık 2009 Salı

En güzeli

En etkili antidepresan gülmektir. Gülmeyi bilmek gerek.
Komedi filmi izlerken gülmek, komik bir olaya gülmek, kimi zaman da saçma şeylere...
En önemlisi ise aşkla ve dostça sevdiklerine gülümseyebilmek.

6 Aralık 2009 Pazar

Vapurdaydım ama ilerleyen ben değildim sanki sadece etrafımdakilerdi. Olduğum yerde kaldığımı sanarken karşı sahile ulaştım...

5 Aralık 2009 Cumartesi

Özgürlük

Özgürlük nefes almaktan ibaret değildir ve her canlı da özgür değildir. Özgürlük biraz da kendini düşünmektir. Arkaya bakmadan yürümeyi başarabiliyorsan ve aklın arkada kalmıyorsa özgürsün. Fakat kendi seçtiğin yolda ilerlerken adımların geri geri gidiyorsa asla özgür olamazsın. Özgürlük bencil olmayı gerektirir. Bunu başaramayanlar da zincirlerle yaşamayı öğrenir. Tıpkı bir kuklanın ipleriyle hareket ettirilmesi gibi; özgürlük seni severek can verenlerin elinde...