27 Şubat 2010 Cumartesi

Senin İçin...



























Bu sabah elime bir kalem aldım ama yazamadım. Düşüncelerimi, yazarak değil resimlerle anlatmak istedim.
Senin için bir güneş çizdim. Bensiz geçen günlerin karanlık geçmesin, dünyan hep aydınlık olsun diye.
Bir de bulut ekledim güneşin yanına. Kendini kötü hissettiğinde senin yerine o ağlasın diye.
Ağaçlar çizdim ırmakların kenarına. Irmağın sesini dinlerken ağaçların gölgesinde dinlen diye.
Ve bir ev çizdim; küçük ama sevimli. Nereye gidersen git sonunda oraya döneceğini bil diye.

21 Şubat 2010 Pazar

...

Her gün bir yaprak daha eksilen bir defterken hayat, aynı zamanda yeni sayfalar eklenen bir romandır. Kimi sayfasında hüzün vardır, kimisinde ise kahkaha. Bir sayfada aşk, diğerinde intikam. Kötü başlayan ve gittikçe yoluna giren paragraflar ardı ardına. Tamamlanamamış hikayeler ve mutsuz hikaye kadınları...

10 Şubat 2010 Çarşamba

Umut

Mutluluk içimizde ve onu dışarıya çıkartmak bizim elimizde. İnsanlar umut ettikçe yaşıyorsa eğer, umudunu asla kaybetme. Aynanın karşısına geç, kendini izle, gözlerinin içine bakmayı dene ve hayatta sahip olduğun değerleri düşün. İmkansız diye bir şey olmadığına inan ve tüm imkanlarını kullanarak hayallerine bir adım atmayı dene. Hayallerine giden parlak ışıklı yolda önünde taşlar olabilir, onlara takılabilirsin ve hatta düşebilirsin bile. Ama asla yılma ve yoluna devam et. Unutma ki o taşlar olmasa hayallere ulaşmak da bu kadar kıymetli olmazdı.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Yaz mı, Kış mı?

Kimileri yaz aylarını severken kimileri için de kış aylarından biri vazgeçilmez olabilir. Benim en sevdiğim ay "Şubat". Kar yağar kimi zaman Şubatta, kimi zaman da şiddetli bir rüzgar eser sokakları sıyıran. Soğuk gibi görünse de yaşananlar vardır; içleri ısıtan...